Yüz Bakım Rutini

Daha önce cilt bakımında kullandığım doğal yağları ve bazı tariflerimi paylaşmıştım. Güzellik kategorisinden bulabilirsiniz. Her ne kadar cilt bakım rutinleri genelde cilde dışardan sürülen ticari ürünlere odaklansa da daha önemlisi içeriden beslemek. Bunun için multivitamin, mineral, probiyotik ve kolejen takviyeleri önemli. Ancak bütün bunlar genellikle pahalı ürünler. Maaşın bir kısmını düzenli olarak ayıramayacaksak da yediklerimize diyetimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Aslında en önemlilerinden biri su tüketimimize önem vermek. Ondan sonrası için vitamin içerikleri özellikle c vitamini için kivi, çilek, portakal tüketimine önem vermek gerekiyor. Klinikte de çokça karşılaştığımız şeylerden biri d vitamini eksikliği. Ben bunun için haftada bir mantar sote yapıyordum. Mantar sote ayrıca çok düşük kalorili bir yemek oluyor. Ancak kendinizi bütün gün eve kapatıyorsanız ya da türbanlıysanız aldığınız d vitaminini aktifleştirecek yeterli güneş ışığı alamayabilirsiniz. Mineral ve vitamin açısından en önemli besin kaynaklarından biri de koyu yeşil yapraklı sebzeler. Bunların tüketimine de önem vermek gerekiyor. Omega 3 için her sabah yumurta yemek gerekiyor. Diğer pek çok şeyi tamamlayabilmek adına bir kurabiye tarifim vardı. Ayrıca kolajen takviyesi için de bir jelibon tarifim vardı. En önemli antioksidan tüketimi için her yemeğe zerdeçal eklemeye çalıştım. Bir öğün ya da ara öğünde yediğim yoğurtlu, yulaflı karşıma da zerdeçal ve karabiber eklemeyi ihmal etmedim. Alternatif olarak tuzsuz yayık ayrana zerdeçal ekleyerek içerseniz hem antioksidan hem de probiyotik ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Yayık ayranı da genellikle evde yaptığım doğal yoğurdu bir yayıkmatiğe atıp 5 dakika içerisinde yapıyordum.


Bazı sağlıkçılar tüm ihtiyaçlarımızı dikkatli beslenerek alabileceğimizi söylerken bazı sağlıkçılar ticari takviyelerdeki miktarı hiçbir besinde bulamayacağımızı ayrıca emilimin de doğal besinlerle çok iyi olmayacağını, biyoyararlılığın ticari takviyelerde çok daha üst düzeyde olduğunu savunuyor. Tabii bunları derken ticari takviye giderlerini normal bir memur ya da işçinin karşılayamayacağını düşünmüyor. Alternatif olarak iherb denilen yerden sipariş verebilirsiniz. Ancak gümrükte baya sıkıntı çıkıyormuş. Doktor raporu istiyorlarmış. Ben sağlık sisteminin içindeyken bana rapor yazacak doktor bulamadım açıkçası. Ama ona rağmen bile sorun çıkabiliyormuş.


Ben takviye olarak kadınlara yönelik multivitamin ve mineral alıyorum. Türkiye’deyken supradyn alıyordum. Bence yeterliydi. Ancak yurtdışında daha çok erkeklere yönelik, kadınlara yönelik olarak ayırmışlar multivitamin ve mineralleri. Bunun dışında probiyotik takviyesi ve kolajen takviyesi alıyorum. Daha fazla şey almak açıkçası pek istemiyorum o yüzden kolajen, hyalüronik asit ve koenzim q10 takviyelerini dönüşümlü kullanıyorum.


Peki düzenli mi kullanıyorum? Açıkçası yoğun çalışma temposu, yorgunluk derken arada atlanabiliyor


Rutine dönecek olursak sabah ve akşam olarak ayırdım. Sabah uyanınca daha dinç bir kafayla cilt bakımı yapmak daha kolay görünse de en güzel emilimi ve sonucu gece yatmadan yaptığımda aldım. Ama yine yorgunluk derken gece bazen unutuluyor. Sabahları yüzümü yıkamak dışında ekstra bir temizlik yapmıyorum. Çünkü sabah neden yüzümü iyice arındırıyorum ki diye düşündüm. Yüzümde kaldıysa gece sürdüğüm bakım ürünleri kalıyor çünkü. Neyse sabah akşam cadı fındığı toniği kullanıyorum yıllardır. Sonra da içinde güneş koruyucusu olan nemlendirici bir krem sürüp çıkıyorum. Bulunduğum ülkede yüz beyazlattığını iddia eden çokca ürün var. Beni de biraz cezbettiği için onlardan aldım.


Bir başka cilt bakımı için yaptığım daha doğrusu yapmadığım şey makyaj. Çok nadir yaparsam buradaki gibi yapıyorum. Burada da bahsettiğim üzere unutmazsan haftada bir kirpik boyası yapıyorum. Böylece rimelle akmadır çıkarmadır derdi olmuyor. Onun dışında günlük yerinde duramayan kaşlarıma kaş şekillendiricisi harici bir şey kullanmıyorum. Bana göre yüzü bu tarz zararlı şeylerden muaf tutmak da cildin sağlıklı kalmasını sağlıyor. Yapılırsa da eve gelince mutlaka yüzü çok iyi bir şekilde arındırmak gerekiyor.


Akşam eve geldiğimde bir yüz temizleyici bir ürünle yüzümü temizliyorum. Burada bir tarifim var. Cildin taze kalması için bence masaj önemli. Daha önce doğal bir ürün olan konjak sünger kullanıyordum. Sonra şu ünlü foreolardan aldım. Bildiğim kadarıyla 1000tl civarıydı ama ben 10-15tlye denk gelecek komik bir fiyata aldım yaşadığım ülkede. Muhtemelen orijinal foveo değil ama orijinalinden farkı yok bence. Aylardır da memnuniyetle kullanıyorum. Sanırım Türkiye’de de yurtdışı e-ticaret sitelerinden ucuza bulanlar varmış.


Kısaca temizlik ürününü tüz temizleme cihazıyla iyice masaj yaparak yedirdikten sonra yine cadı fındığı toniğimi kullanıyorum. Sonra sorunlu gördüğüm alanlara 0,25lik dermoroller uyguluyorum. Daha iyi bir sonuç için 1lik dermoroller önerilse de bu ayda bir yapılması önerilen bir uygulama ve ayda bir onu hatırlayacak bir kafa kalmıyor bende. 0,25lik günlük yapılabiliyor ve ben etkisini de hissediyorum. Sonra yine yüz masaj aletimle serum uyguluyorum. Karmakarışık içerikli o kadar çok marka var ki piyasa da. Mümkün olduğunca az içerikli ürün almaya karar verdim ve hyalüronik asit serumu ve kolajen serumunu dönüşümlü kullanıyorum. Serum kuruyana kadar uyuyakalmazsam 😀 sadece sorunlu, en çok kuruyan bölgelerime karite yağı sürüyorum. Karite yağı en çok nemlendirme özelliği olan doğal yağmış. Katı bir yağ olduğunu hatırlatayım.
Benim yüz bakım rutinim bu kadar. Daha faydasını gördüğüm bir şey bulursam eklemeyi düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir