Kreş Aldatmacası

Daha önce bir Montessori okuluyla ilgili korkunç deneyimimi yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz. Tabii diğer kreşleri de gözüm pek tutmadı. Epey gezdim. Çok hayal kırıklığına uğradım. Yine hiçbir deneyimim Montessori okulu kadar hayal kırıklığı yaratmadı.

Bu arada ben de Montessori eğitmenliği sertifikası aldım. Doktoramı da bitirdim. Uzmanlığım çocuk gelişimi ya da pedagoji değil ama hala gittiğim sözde Montessori okulunun çok ciddi bir hata olduğunu düşünüyorum.

Neyse bana göre öncelikle özel kreşlerdeki problem öğretmen diye eğitimle hiç alakası olmayan, hiç eğitimi olmayan kişileri çalıştırmaları. Çalışanlar çocuğa nasıl yaklaşılır çoğunlukla bilmiyor. Bizzat Milli Eğitim’i arayıp sordum. Özel kurumların eğitimli, diplomalı personel çalıştırma zorunluluğu yokmuş. Eşim öğretmen. Ama diplomalı öğretmen kendisi. Bir dönem özel okulda çalıştı. Orada çalışan bazı sözde öğretmenler lise mezunu bile değildi düşünün. Bir de devlet kurumlarında ücretli öğretmen pozisyonundakilerin öğretmen diploması zorunlulukları yokmuş. Tabii bu konuda konuşulacak çok şey var. Eğitim önemli. Ama demek ki bu ülkede pek de önemli değil. Bir kere sektörde liyakat yok. Neyse…

İkincisi, çoğu kreş çocuk değil veli odaklı çalışıyor. Yani çocuğun ihtiyaçlarını hiçe sayıp size her şeyi süper göstermeye çalışıyorlar. Çocuğumu ilk gönderdiğim kreşten bir arkadaşımın da aklıma girmesiyle reklamlarına aldanıp evime de daha yakın başka bir kreşe geçirmiştim. Zaten kurucusu işletmeciydi. İletişimi de mükemmeldi. Her gün çocuğun fotoğraflarını yolladılar ki bu güzel bir şeydi. Yalnız fotoğraflarda çocuğun elinde bir resim ya da etkinlik oluyordu. Ancak bu resim ya da eser inanılmaz muntazam ve çocuğun seviyesinden çok yüksek oluyordu. Yetişkinin elinden çıktığı belliydi yani. Kısaca öğretmenleri öğretmenlikten çok resim falan yapıyorlardı anlaşılan. Tabii bir de çocuklara bağırıp çağırmaları vardı. Bir de seni alenen kandırmaları hoş olmuyor tabii.

Reklamlarına aldandık. Süper reklamları vardı. İşte yüzme dersleri, binicilik falan. Tabii biz kreşe başlayınca yüzme malzemelerini ne zaman koyayım diye sordum. Haber vereceğiz dediler. Aradan bir zaman geçti, ne yüzme konusu açıldı ne binicilik. Ta ki aylar önce başlayan bir veli isyan edene kadar. Meğerse insanları yüzme binicilik diye oyalamışlar.

Biz bir de konuşma terapistine aldandık. Çocuğum 3 yaşına girmemişti. Basit cümleler kuruyordu ancak yetersizdi. Sonra sözde konuşma terapisti olan psikologla veli toplantısında tanıştık. Önce iki kelimeli cümlelere yeni başlamış çocuğum için dedi ki “babadan başka kelimesi yok.” Dedim belki çocuk çekindi konuşmadı bununla. Üstüne dedi ki “araba bile diyemiyor.” Ben de kendi kendime dedim hemen “Şimdi sana kapak geliyor.” Çocuğa dönüp “araba de bakayım” dedim. Benimki hemen dedi tabii. Artık orada toparlamak için mi dedi bilmiyorum ama olaydan haberdarsa beni kandırmayı amaçladığı için kötü, olaydan haberdar değilse daha kötü. “Ama bakın r’leri ğ gibi çıkarıyor. İki yaşında bir çocuğun r’leri çıkarabilmesi gerekir.” dedi. Hacettepe’de gördüğüm çocuk gelişim derslerine gitti tak diye kafa. “R en son çıkan harftir. 5-6 yaşına kadar çıkmaması normal kabul edilir.” Tabii ben bu bilgiden emin olunca çok sinirlendim. Gittim kurum sahibine çemkirdim. “Bu kişi konuşma terapisti falan değil. Siz kimi kandırıyorsunuz.” dedim. Bunu ben bile derste gördüysem bir konuşma terapisti için çok temel bir bilgi bu. Fizyoterapistin kas ve kemiği birbirine karıştırması kadar absürt.

Ayrıca tüm konuşmamızı anlattığımda uzman psikolog bir arkadaşım kesin bir şekilde o kişinin psikolog olmadığını çocuğumu hemen o kurumdan almamı söyledi.

Aklıma giren arkadaşım da benim anlattıklarımı duyunca çocuğunu göndermedi ve çocuğunu devlet kreşine gönderdi.

Cidden neden nereye girsek elimizde kalıyor? Denetim sorunu mu, liyakat eksiği mi, basiretsizli mi, şanssızlık mı? Kısaca kreşler konusu da sıkıntılı. Montessori kreşleri daha da sıkıntılı. Yine de her kreş böyle berbat dersek de haksızlık olur. İyi hikayeyi de anlatayım. Çocuk gelişimi uzmanı bir arkadaşın referansıyla bir kuruma gittik. Belki oranın da öğretmenleri öğretmen değildi ama psikologu psikologtu. Yani bu söylemlerin cümle içinde garip durduğunun farkındayım ama cidden böyle bir sistem farklı bir gerçeklik gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir